Yûsuf Kıssasında Bir Sembol Olarak “Gömlek” 2
2018 International Journal of Languages' Education and Teaching Cilt 2017/5, Sayı 4
İngilizce öz
Dinî hikâyelerin en eskilerinden kabul edilen Yûsuf kıssası geçmişten günümüze, doğudan batıya pek çok sanatçı tarafından işlenmiştir. Kaynağını kutsal kitaplardan alan ve Kur’an-ı Kerîm’de “ahsenül’-kasâs” olarak tavsif edilen kıssa “değil sadece en eski, belki bu ana kadar hiç eskimemiş roman olarak” kabul edilmiştir. Klasik Türk edebiyatında bu kıssayı işlemiş en eski eser olarak kabul edilen Kul Ali’nin (XIII. Yüzyıl) eserinden sonra yazılan eserlerin sayısı yüze yakındır. Bu kıssa İslamiyet’in ilk çağlarından beri dinî biçimiyle okunmuş, söylenmiş ve bir dereceye kadar da aşk macerası olarak işlenerek manzum ve mensur hikâyeler biçiminde yazılmıştır. Ancak sanatçılar konu dinî olduğu ve aynı zamanda bir peygamberin hayatını söz konusu ettiği için olayın esasına dair bir değişiklik ve yenilik yapma yoluna gitmemişler; motif, sembol ya da gösterge olarak nitelendirilebilecek rüya, kuyu, kurt, ölçek gibi ortak unsurlarla hikâyenin geliştirilmesini ya da yeni anlamlar doğmasını sağlamışlardır. Bununla birlikte araç olarak kullanılan bu unsurların ele alınışında hikâyelerde benzeşme ya da farklılaşmalar görülmektedir. Bu çalışmada Yûsuf kıssasının en önemli motiflerinden olan ve hikâyenin başından sonuna değin karşımıza faklı olayların içinde çıkan Yûsuf peygamberin gömleği söz konusu edilecektir. Türk edebiyatında yazılmış olan belli başlı mesnevilerde bir sembol olarak “gömlek”in ele alınışı ve bu sembolden doğan anlamlar üzerinde durulacaktır.