MÜTAREKE DÖNEMİ ASAYİŞ SORUNLARI VE ÇARE OLARAK DÜŞÜNÜLEN NASİHAT HEYETLERİ

2016 Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Cilt 2016/1-legacy-2299, Sayı 1

İngilizce öz

Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’nı kaybetmesi, uzun yıllardır hedeflerine ulaşmak
için hazırlık yapan Rum ve Ermeni gibi azınlıklar tarafından fırsat olarak görülmüştür. Mondros
Mütarekesi’nin imzalanmasından hemen sonra Rum ve Ermeniler İtilaf Devletleri’nden de aldıkları
destekle harekete geçerek Türklere karşı terör, baskı ve yıldırma faaliyetleri içine girmiştir. İtilaf
Devletleri de yapmış oldukları gizli paylaşım anlaşmaları çerçevesinde Türkiye topraklarında işgal
faaliyetlerine başlamıştır. Bu kargaşa durumu ülkede asayişin bozulmasına sebep olmuştur. Gelişmeler
karşısında çaresizlik içinde bulunan padişah ve hükümet bir taraftan İngilizlerin himayesini
temin etmeye çalışırken bir taraftan da asayiş sorununa çözüm aramaya başlamıştır. Unsurlar arasındaki
sorunları çözmek ve hükümetin otoritesini yeniden ülkede hakim kılmak amacıyla Anadolu ve
Trakya’ya nasihat heyetleri gönderilmiştir. Anadolu’ya Şehzade Abdürrahim, Trakya’ya ise Şehzade
Cemalettin Efendi başkanlığında gönderilen heyetlerde özellikle Rum ve Ermeni üyelere de yer verilmiştir.
Heyetler ziyaret ettikleri yerlerde halka barış ve sükûn teskin eden padişah beyannamesini
okumuştur. Ancak heyetlerin ziyaretlerinden hükümet beklediği sonucu elde edememiştir. Hatta tam
aksine hükümetin bu girişimini acziyet olarak gören azınlıklar saldırılarını daha da şiddetlendirmiştir.

Anahtar kelimeler