GELENEKSEL YAPI İLE MODERNİTE ARASINDAKİ GERİLİME BİR ÖRNEK: ARNAVUTLUK’TA KAN DAVALARI VE II. MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE SORUNA ÇÖZÜM ARAYIŞLARI
AN EXAMPLE OF TENSİON BEETWEEN MODERNİTY AND TRADİTİONALl STRUCTURE: BLOOD FEUDS IN ALBANİA AND THE SEEKİNG FOR SOLUTİON OF THE PROBLEM IN THE SECOND CONSTITUTİONAL ERA
2014 Studies of The Ottoman Domain Cilt 2014/4-legacy-505, Sayı 7-legacy-609
Öz
Blood feuds between Albanians emerged as a natural reflection of theLaw of Lek Dukak which was defined
as the mountain law and in the framework of this law, blood feud had become widespread among Albanians.
In the beginning of the twentieth century, while the Ottoman Empire was trying to become modern in many
areas, the empire was obliged to enter into a tough struggle against traditional structure.
Constitutionalism, not just for the Turks but also for all elements of the Ottoman Empire, is an important
historical event. From this point of view it is useful to start history of democracy of many Balkan states which
now have become nation states, with First Constitutional Era in 1876. Furthermore, the Second Constitutional
Era which was declared in 1908 has significantly emerged as a result of the developments in the Balkans.
After declaration of the Second Constitutional Era, the centralization policies of the Committee of Union and
Progress are remarkable as an important feature of the modernization efforts. In this process, the Ottoman
government decided to restart "Müsalaha-i Dem Commissions" (Reconciliation of the Blood Feuds) which
was previously started but could not be successful to finish blood feuds and to create social consensus in
Albania. Thus, the spread of modernization to social base and to adapt the empire to the new system by
dissolving the traditional structure of society were aimed. The purpose of the article is to examine the origins
of these feuds and policies of the Ottoman Empire on the creation of a substructure that enables reconciliation
between Albanians through transforming traditional structure.
Keywords: , , ,
İngilizce öz
Arnavutlar arasında Kan Davaları Lek Dukakin Kanununun doğal bir yansıması olarak ortaya çıkmış ve dağ
kanunu olarak tanımlanan bu kanunlar çerçevesinde Kan Davaları Arnavutlar arasında oldukça
yaygınlaşmıştır. 20. yüzyılın başına gelindiğinde Osmanlı Devleti birçok alanda modernleşmeye çalışırken
geleneksel yapı ile zorlu bir mücadeleye girmek durumda kalmıştır.
Meşrutiyet sadece Türkler için değil Osmanlı Devleti içindeki tüm unsurlar için önemli bir tarihsel olaydır.
Bu açıdan bugün ulus-devlet haline gelmiş birçok Balkan devletinin demokrasi tarihini 1876 yılında ilki ilan
edilen Meşrutiyetle başlatmakta yarar vardır. 1908 ilan edilen Meşrutiyet önemli ölçüde Balkanlardaki
gelişmelerin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. II. Meşrutiyet sonrasında İttihat ve Terakki’nin izlediği
merkezileşme politikası modernleşme çabalarının önemli bir özelliği olarak dikkati çekmektedir. Bu süreçte
Osmanlı Hükümetleri Arnavutluk’ta yaşanan Kan Davalarını bitirerek toplumsal uzlaşma yaratma amacına
uygun olarak daha önce başlanmış ama yeterli ilerleme sağlanamamış “Müsalaha-i Dem Komisyonları”nı
(Kan Davalarını Barıştırma) yeniden faaliyete geçirmeye karar vermişlerdir. Böylece modernleşmenin
toplumsal tabana yayılması ve toplumun geleneksel yapısının çözülerek yeni sisteme uyum sağlamasına
çalışılmıştır.
Makalenin amacı, bu kan davalarının kökenlerini ve Osmanlı Devleti’nin bu geleneksel yapıyı dönüştürerek
Arnavutlar arasında uzlaşma sağlayacak bir altyapının oluşturulmasına yönelik politikalarını incelemektir.